Birçok insan hayatının bir döneminde yoğun korku ve panik yaşayabilir. Bu durum çoğu zaman beklenmedik bir anda ortaya çıkar ve kişi kendini kontrolünü kaybediyormuş gibi hissedebilir. Kalp çarpıntısı, nefes darlığı, baş dönmesi, göğüs sıkışması gibi belirtiler o kadar güçlü olabilir ki kişi kalp krizi geçiriyor , aklını yitiriyor ya da bayılacak gibi hissedebilir. İşte bu
Birçok insan ilişkilerinde farkında olmadan “kurtarıcı” rolünü üstlenir. İlk bakışta bu rol oldukça olumlu görünür: fedakârlık, anlayış, destek, sabır… Hatta çoğu zaman çevreden takdir de gelir. Ancak işin derinine indiğimizde, kurtarıcı rolünün kişinin hem kendisiyle hem de başkalarıyla kurduğu ilişkilere ciddi bedelleri olabildiğini görürüz. Bu yazıda kurtarıcı rolünün ne olduğu, nasıl geliştiği, ilişkilerde nasıl işlediği
“Değişir” Yanılgısı ve Gerçekçi Bir Psikolojik Çerçeve Gündelik yaşamda hepimiz narsistik kişilik özellikleri belirgin olan kişilerle temas hâlinde kalabiliriz. Bu kişilerle ilişki kurmak her zaman bir tercih olmayabilir. Bazen romantik ilişkilerimizde, bazen arkadaşlık bağlarımızda, bazen de aile üyelerimizle olan ilişkilerimizde bu dinamikle karşılaşırız. İş yerinde bir yönetici, ailede bir ebeveyn, ilişkide bir partner ya da
Ayrılık Sonrası Zorlayıcı Duygularla Baş Etmek: Yalnızlık, Değersizlik ve Bir Daha Sevilmeyeceği İnancı İster kişi tarafından ister karşı taraf tarafından bitirilmiş olsun bir ilişkinin bitmesi psikolojik olarak en sarsıcı yaşam deneyimlerinden biridir. Ayrılık yalnızca bir kişiden ayrılmak değildir; beraber kurulan hayallerden, paylaşılan kimlikten, alışılmış bir duygusal düzenekten ve çoğu zaman “biz” olma hâlinden ayrılmaktır. Bu
Boşanma Kararını Duyan Çocuklardan Gelen Zor Sorular ve Örnek Cevaplar Çocukların boşanma sonrasıyla ilgili sorduğu sorular, çoğu zaman meraktan çok kaygının ve belirsizliğin sesidir. Bu sorular ebeveynler için zorlayıcı olabilir; çünkü hem dürüst kalmak hem de çocuğu korumak gerekir. Aşağıdaki örnek cevaplar, ezberlenmesi gereken kalıplar değil; ancak ton, çerçeve ve duruş bağlamında bir dizi örneklerdir.
Boşanma Kararı Çocuklara Nasıl ve Ne Şartlarda Anlatılmalı? Boşanma yalnızca iki yetişkinin yollarını ayırması değildir; aynı zamanda çocukların bildiği dünyanın yeniden şekillenmesidir. Çocuklar için boşanma, çoğu zaman kelimelerle değil, duygularla anlaşılır. Bu nedenle boşanma kararının çocuklara nasıl, ne zaman ve hangi ruh hâliyle anlatıldığı; boşanmanın kendisinden bile daha belirleyici olabilir. Bu psikoeğitim notu, boşanma sürecinde
Hata ile Umursamazlık Arasındaki Fark Görüldükten Sonra Ne Yapılmalıdır? (2026 Rehberi) Kısa Özet: Bir davranışın hata mı yoksa umursamazlık mı olduğunu fark etmek çoğu zaman sarsıcıdır. Sağlıklı yol; ani kopuşlar veya her şeyi yok saymak yerine mikro müdahalelerle ilerlemektir: kendinle ittifak kurmak, sürekli açıklamayı bırakmak, tepkileri veri olarak görmek, kısa–net sınırlar koymak, suçluluğu normalleştirip rehber
Hata mı, Umursamama mı? İlişkilerde İnce Çizgi (2026 Rehberi) Kısa Özet: İlişkilerde yaşanan olumsuz davranış bazen hata, bazen de umursamamadır. Hatanın alameti rahatsızlık duymak, telafi isteği ve davranış değişimi iken; umursamamada duygu merkeze alınmaz, sorumluluk karşıya yüklenir ve tekrar sürer. Ölçüt, çoğu zaman söylenen sözlerden çok zamana yayılan eylemlerdir. İçindekiler 1) Neden Bu Kadar Zor?
Gündelik Yaşamda Narsistik Özellikleri Belirgin Kişilerle İlişki: “Değişir” Yanılgısı ve Gerçekçi Çerçeve (2026 Rehberi) Kısa Özet: Narsistik özellikler (eleştiriye aşırı hassasiyet, üstünlük ihtiyacı, empati güçlüğü, sorumluluktan kaçınma, suçu dışsallaştırma, kontrol eğilimi) ilişkileri zorlar. En yaygın hata, değişimi ilişkiden beklemek ve “ben değişirsem o da değişir” yanılgısıdır. Gerçekçi beklenti; karşı tarafı değil, kendi sınırlarını ve psikolojik
Empat Ne Der, Narsist Ne Anlar? Bazı ilişkilerde sorun kavga etmek değildir; asıl sorun konuşulmasına rağmen temas edilememesidir. Cümleler kurulur, kelimeler söylenir ama karşı tarafa ulaştığında bambaşka anlamlara dönüşür. Özellikle narsistik özellikler ile empatik özelliklerin bir araya geldiği ilişkilerde, bu kopukluk çok belirgindir. Bu yazının amacı “kim haklı?” sorusuna cevap vermek değil; iki farklı psikolojik yapının aynı









