“Değişir” Yanılgısı ve Gerçekçi Bir Psikolojik Çerçeve
Gündelik yaşamda hepimiz narsistik kişilik özellikleri belirgin olan kişilerle temas hâlinde kalabiliriz. Bu kişilerle ilişki kurmak her zaman bir tercih olmayabilir. Bazen romantik ilişkilerimizde, bazen arkadaşlık bağlarımızda, bazen de aile üyelerimizle olan ilişkilerimizde bu dinamikle karşılaşırız. İş yerinde bir yönetici, ailede bir ebeveyn, ilişkide bir partner ya da sosyal çevrede bir arkadaş narsistik özellikler gösterebilir.
Bu noktada kişilerin en sık yaşadığı zorlanmalardan biri şudur:
“Bu kişi değişebilir mi?”
Ve bu sorunun hemen arkasından gelen daha sessiz ama daha güçlü bir inanç:
“Eğer ben doğru seversem, doğru anlatırsam, yeterince sabırlı olursam değişir.”
Bu yazı, böyle kişilerin değişebileceği inancının neden bu kadar güçlü olduğunu, neden çoğu zaman hayal kırıklığıyla sonuçlandığını ve narsistik özellikleri belirgin kişilerle ilişkide kalırken hangi psikolojik hatalara sık düşüldüğünü ele almak amacıyla hazırlanmıştır:
1. Narsistik Özellikler Nedir, Ne Değildir?
Öncelikle önemli bir ayrımı yapmak gerekir. Burada bahsedilen narsistik özellikler, her zaman klinik bir kişilik bozukluğu anlamına gelmez. Narsistik özellikler şunları içerebilir:
Bu özellikler kişinin ilişki kurma biçimini doğrudan etkiler. Ancak bu özelliklerin temelinde çoğu zaman sanılanın aksine güçlü ve olgun değil son derece kırılgan ve immatür bir benlik yapısı vardır.
2. “Değişebilir” İnancı Neden Bu Kadar Güçlüdür?
Danışanların büyük bir kısmı narsistik özellikleri olan kişilerle ilişkide kalmayı şu inançlarla sürdürür:
Bu inançlar rastlantısal değildir. Özellikle empatik, sorumluluk alan ve başkasının duygusunu taşıma eğilimi olan bireylerde bu düşünce çok güçlüdür.
Burada kişi sevgiyle değil, farkında olmadan onarım arzusu ile hareket eder. Karşı tarafın eksik kalan yanını tamamlamaya çalışır.
3. En Büyük Psikolojik Hata: Değişimi İlişkiden Beklemek
Narsistik özellikleri belirgin kişilerle ilişkide yapılan en büyük hata, değişimin ilişki içinde ve karşı tarafın motivasyonu olmadan gerçekleşebileceğine inanmaktır.
Gerçek şu ki:
Değişim ancak kişinin kendi zorlanmasını fark etmesi ve bunun için sorumluluk almasıyla mümkündür. Bu olmadığı sürece ilişki ne kadar “doğru” kurulursa kurulsun, sonuç değişmez.
4. “Ben Değişirsem O da Değişir” Yanılgısı
Bu kişilerle ilişki içinde olan kişiler çoğu zaman şunu düşünür:
“Belki ben daha sakin konuşursam… daha net olursam… daha az talepkâr olursam…”
Bu noktada kişi kendi davranışlarını sürekli ayarlamaya başlar:
Bu çaba kısa vadede çatışmayı azaltıyor gibi görünse de uzun vadede kişinin kendilik sınırlarını aşındırır. Değişen karşı taraf değil, ilişkide kendisi olur. Öyle ki bu değişim çoğu zaman tükenmişliği beraberinde getirir.
5. Narsistik Yapı Neden Değişime Dirençlidir?
Narsistik özellikler gösteren kişiler için değişim, çoğu zaman gelişim değil tehdit anlamına gelir. Çünkü değişmek demek:
Bu da kırılgan ve olgunlaşamamış benlik için son derece zorlayıcıdır. Bu nedenle narsistik yapı çoğu zaman:
Bu bir kötü niyet değil, psikolojik savunma biçimidir. Ancak sağlıklı ilişkiye de engel bir durumdur.
6. İlişkide Kalmak Zorunda Olmak
Bazı durumlarda kişi narsistik özellikleri olan biriyle ilişkiyi kesemez. Bu bir ebeveyn olabilir, bir iş ilişkisi olabilir ya da ebeveynlik gibi ortak sorumluluklar nedeniyle kopulamayan bir partner olabilir.
Bu noktada hedef şudur:
Karşı tarafı değiştirmek değil, kendini korumak.
Gerçekçi beklenti geliştirmek, burada en önemli adımdır. Çünkü gerçekçi olmayan beklenti, hayal kırıklığını kronikleştirir.
7. Gerçekçi Beklenti Ne Demektir?
Gerçekçi beklenti şudur:
Bunu kabul etmek teslim olmak değildir; kendini kandırmamaktır.
Bu farkındalıkla kişi şunu yapabilir:
8. Sevgi Neden Yeterli Değildir?
Danışanlar için en zor kabullerden biri şudur:
Sevgi her şeyi iyileştirmez.
Sevgi:
Ama:
Bunu kabul etmek, sevginin değerini azaltmaz; ama gerçekçi bir yere koyar.
9. Kendinize Sormanız Gereken Temel Soru
Bu tür ilişkilerde asıl soru şudur:
“Bu kişi değişir mi?” değil,
“Bu kişi değişmezse ben bu ilişkide kalmak ister miyim? Eğer istersen sınırlarımı da koruyarak bu ilişkide nasıl kalırım?”
Bu soru kişinin kendisiyle temasını artırır. Çünkü kontrol alanını karşı taraftan alıp kendi sınırlarına getirir.
10. Son Söz
Narsistik özellikleri belirgin kişilerle ilişkide kalmak bazen kaçınılmazdır. Ancak bu ilişkilerde en büyük zarar, karşı tarafın değişmeyeceği değil; bizim kendimizi tüketme pahasına değişmeye çalışmamızdır.
Bu noktada en iyileştirici farkındalık şudur:
Birini sevmek, onu değiştirme sorumluluğunu almak değildir.
Değişmeyen birini olduğu hâliyle görmek, kendine dürüstlüktür.
Bu dürüstlük, kişinin hem ilişkide hem de kendi hayatında daha sağlam durmasının ilk adımıdır.
Ancak bu farkındalıkla birlikte sürdürülmesi kaçınılmaz olmayan ilişkilerde kalıp kalmama kararı da üzerinde düşünülmesi gereken elzem bir konudur.


